LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ HAKLARI

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ HAKLARI

LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ BİLGİ ALMA VE İNCELEME HAKKI

Limited şirketler bakımından ortakların bilgi alma ve inceleme hakkı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 614. Maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre;

TTK m. 614

“Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir. Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir. “

6102 sayılı Kanun, İsviçre Borçlar Kanunu m. 802 ve Alman Limited Şirketler Kanunu’nun 51a maddesinde esinlenerek kaleme alınmıştır. Düzenlemede ortağın, bilgi alma talebiyle öncelikle müdürlere başvuracağı, müdürlerin, elde edilen bilgilerin şirketin zararına olacak şekilde kullanılması tehlikesi varsa bilgi alma ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebileceği hükme bağlanmıştır. Fakat belirtmek gerekir ki yasa bilgi alma ve inceleme hakları arasında nitelik ve kapsam açısından fark gözetmiştir.

Bilgi Alma Hakkı, ortağın yönelttiği sorularla şirketten bilgi istediği pasif bir bireysel haktır. Bilgi alma hakkının kapsamı “şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında” olarak belirlenmiştir. Bu ifade bilgi alma ve inceleme hakkının en geniş sınırını ifade etmektedir. Bu sınırlamaya göre ortağın bilgi talebi şirkette bulunması gereken bilgilere ilişkin olmalıdır. Yine bu hükme dayanılarak bütün işlem ve hesaplar hakkında genel bir bilgi talebinde bulunulamaz. Bu kapsamda ;

Bilgi talebinde bulunulabilecek hususlar : Şirketin iştirakleri, müşterileri, bayileri, tedarikçileri, temsilcileri, şirket personelinin maaşları, mesleki kariyerleri, görevleri, şirketin hesapları ile ilgili olarak tüm resmi ve özel hesaplar, hesapların belgeleri ve alt kalemleri, stoklar, ayrılan özel ve resmi fonlar, ortakların cari hesapları, yapılan resmi ve özel krediler, bağışlar olarak örneklendirilebilir.

Bilgi talebinde bulunulamayacak hususlar : Ortağın ortak sıfatı dışında kalan bilgiler ( malvarlığı, kredi borçları, başka şirketlerdeki hisseleri   vb.)

 İnceleme Hakkı, ise “belirli (somut) konularda” inceleme yapma hakkı veren aktif bir haktır. Ancak bu talebin bütünsel bir denetime dönüştürülmesi mümkün değildir.( Poroy/Tekinalp/Çamoğlu s.463) İlke olarak birden çok somut konuda inceleme talep edilmesi mümkün ise de, taleplerin dürüstlük kuralarına uygun ve şirketin işlerine engel oluşturmayacak boyutta olması gerekir.

Bilgi Alma Hakkının Kullanılmasında Usul:

Kanunda bilginin ne şekilde, ne zaman ve nerede talep edileceği hususunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla ortaklar, kural olarak her zaman ve her yerde (genel kurulda veya genel kurul dışında) sözlü veya yazılı olarak müdürlerden bilgi talep edebilecektir. İspat kolaylığı açısından talebin yazılı olarak yapılmasında yarar vardır.

Bilgi Vermekten ve İnceleme Hakkını Kullandırmaktan Kaçınma :

Yasa hükmünün 2. fıkrasında müdürlerin, “ortağın elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa” talebi reddedebileceği ifade edilirken, talebi reddedilen ortağın bu konuda genel kurula başvuru hakkı olduğu, genel kurulun ise talebi, “haksız” şekilde reddetmesinden bahsedilmektedir.

Bilgi vermekten kaçınmak için zararın oluşması zorunlu olmayıp, zarar tehlikesinin bulunması yeterlidir. Bununla birlikte, madde hükmünde “bilgi alma ve inceleme talebinin gerekli ölçüde engellenebileceği” ifade edildiğinden, elde edilen bilgilerin şirketin zararına olacak şekilde kullanılma tehlikesi ile talebin engellenmesi arasındaki orantılılık/ölçülülük gözetilmelidir. Şirket zararına kullanılma tehlikesi, talep edilen bilginin rakiplere, basına sızması, şirketin itibarının zedelenmesi, haksız rekabete zemin oluşturması muhtemel durumları kapsar. Bu olasılığın yüksek olduğu hallerde verilecek bilgilerin zarar tehlikesi yaratacağı “karine” olarak kabul edilmelidir. ( Poroy/Tekinalp/Çamoğlu s.464)

Müdürlerin bilgi alma ve inceleme talebini reddedebileceği diğer hal ise yapılan başvurunun şeklinin, içeriğinin ve zamanının somut koşullarda MK md. 2 kapsamında  ve anlamında“hakkın kötüye kullanılması” oluşturmasıdır.

Genel Kurul’un Başvuruyu İncelemesi ve Mahkemeye Başvuru:

Yasa GK’nin yapılan başvuruyu incelemek üzere toplantıya çağrılması ve bu konuda karar vermesi için bir süre belirlememiş ve ortağın mahkemeye başvurması için bir süre öngörmemiştir.  Fakat  bilgi alma ve inceleme hakkı niteliği itibariyle acele işlerdendir bu nedenle GK müdürler tarafından en kısa sürede toplantıya çağrılmaz veya yetersayı sağlanamadığı için bu konu görüşülemezse ortağın mahkemeye başvurma hakkı doğar. Yine GK’de bilgi alma ve inceleme talebi reddedilirse ortağın mahkemeye başvurma hakkı vardır.

Yetkili mahkeme şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi ( HMK 14 ), görevli mahkeme ise asliye ticaret mahkemesidir. ( TK 4 )

Yasa hükmü gereğince mahkemenin verdiği karar kesindir. Yasa koyucu bu hükmü koyarken bilgi alma ve inceleme hakkının en kısa sürede sonuca bağlanması gereken işlerden olduğu düşüncesinden yola çıkmıştır. Yargılamada basit yargılama usulü uygulanır. Mahkeme kararına rağmen hakkın kullanımı engellenirse mahkeme kararı icra yoluyla yerine getirilir.

Bilgi Alma ve İnceleme Talebi Müdürler Tarafından Reddedilen Limited Şirket Ortağının Genel Kurulda Oy Kullanıp Kullanamayacağı Sorunu:

Bu hususta açık bir düzenleme olmamakla beraber TK 619. maddede, oydan yoksunluk hâlleri içinde bilgi alma talebinin genel kurulda görüşülmesi sayılmadığından, ortağın oy kullanabileceği izlenimi doğmaktadır. Ancak bilgi isteyen ortağın elde ettiği bilginin şirketin zararına kullanılma tehlikesi varsa konu tartışmalı bir hal almaktadır.

Bu hüküm, şirketi korumaya yönelik bir hükümdür. Her ne kadar oydan yoksunluk hâlleri içinde bilgi talebinin reddine ilişkin olarak genel kurul toplantısı sayılmasa da ortağın genel kurulda oy kullanmaması gerekir çünkü 614. maddede ortağın bilgi alma hakkı ile şirketin korunması arasında bir denge sağlanmıştır. Eğer ortağın oy kullanmasına onay verilirse, ona karşı şirketi korumak mümkün olmayacaktır. Bunun gerekçesi olarak, oydan yoksunluğu düzenleyen 619. maddenin amacı gösterilebilir. Oydan yoksunluğa ilişkin hüküm şirketi

Her bir somut olayda izlenecek yol  ve somut olay bazlı hukuki değerlendirme için bizimle iletişime geçebilirsiniz.


Daha detaylı bilgi için aşağıdaki kişilerle iletişime geçebilirsiniz:

Av. Arb. Fatih M. Tercan
ftercan@tercanhukuk.com

Bu hukuki bilgilendirme metni bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup, reklam ya da avukat- müvekkil ilişkisi kurma amacı ile hazırlanmamıştır. Bu bilgilendirme metninde yer alan hiçbir husus hukuki tavsiye değildir ve hukuki tavsiye olarak anlaşılmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir